potasyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
potasyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2016 Pazartesi

MAKRO ELEMENTLERİN (AZOT, FOSFOR,POTASYUM ) BİTKİ GELİŞİMİ ÜZERİNE ETKİLERİ

Eğer bitki yetiştirmekte başarılı olmak istiyorsanız, hele ki topraksız tarım gibi her elementin fonksiyonunun yansımasını çok net göreceğiniz bir teknikle çalışıyorsanız, her bir elementin nasıl etki ettiğini, eksikliginde, ya da fazlalığında nelere tanık olacağınızı bilmeniz gerekir.

Öncelikle MİNUMUM KANUNU'nu asla unutmamalısınız. Nedir bu kanun?
Bitkilerin büyümeleri, ihtiyaç duyduğu besin elementlerinden, toprakta en az bulunana bağlıdır.

Bu demek oluyor ki, pek çok ziraatçinin yaptığı gibi; toprak analiziniz elinizde olmadan, durmadan azot ve potasyumla gübreleme yapıyor olabilirsiniz, ancak toprakta fosfor çok az seviyedeyse, bitkininiz, verdiğiniz gübrenin, yalnızca fosfor miktarı kadar olan kısmını kullanacaktır.

Bunun neticesinde hem beklediğiniz verimi alamayacak, hem toprağı kirletmiş olacak, hem de maddi zarara uğramış olacaksınız.

Çok teknik detaya girmeden akılda kalıcı şekilde kısaca bu elementlere göz atalım.

AZOT

Oncelikle bitkiler icin azot neden bu kadar onemlidir?

Cunku azot;


  • Proteinleri olusturan amino asitlerin temel yapi tasidir
  • Genetik kodu tasiyan DNA'yi olusturan nukleik asitlerin bir komponentidir
  • Karbonhidrat olusumunun yani fotosentezin bir parcasi olan ayni zamanda bitkilere yesil rengini veren klorofilin de bir komponentidir


Genç bitkiler yaşlı bitkilere oranla daha çok azot içerir. Bitkide yeni hücrelerin oluşumu için azot gereklidir. Ayrıca azot fosfor ve potasyumun kullanılmasını da ayarlar.

Azot eksikliğinde;


  • Bitki büyümesi yavaşlar
  • Yapraklar koyu yeşil değil, açık yeşil renktedir
  • Yaşlı yapraklarda sararma ve vaktinden önce dökülmeler başlar
  • Kök gelişimi ve dallanması azalır
  • Yapraklar küçülür
  • Meyveler küçük olur
  • Bitki küçük kalır
  • Sürgün sayısı ve boyu azalır

Azot fazlalığında;

  • Yapraklar koyu yeşil olur
  • Bitkinin yeşil kısımlarında iyi gelişim
  • Zayıf kök gelişimi
  • Çiçeklerde ve meyvelerde dökülme








Yukarida topraksız tarımla yetiştirilen iki domates bitkisinden sağda olanında , azot eksikliği mevcuttur.


FOSFOR

Oncelikle bitkiler icin fosfor neden bu kadar onemlidir?

Cunku fosfor;


  • Pek çok biyokimyasal reksiyonda katalist görevi görür
  • DNA ve RNA'nın komponentidir
  • ATP' nin ise hayati komponentidir
Fosfor;
  • Kök gelişimini hızlandırır ve güçlendirir
  • Çiçek ve tohum oluşumunu geliştirir
  • Daha dengeli ve erken hasat imkanı sağlar
  • Ürün kalitesini arttırır
  • Hastalıklara karşı dayanıklılığı arttırır

fosfor  eksikliğinde;

öncelikle fosfor eksikliğini teşhis etmek azot ve potasyuma göre daha zordur. meyvede belirgin bir etkisi yoktur. yaşlı yapraklar genç yapraklardan daha önce etkilenir.

  • Bitki cılız kalır
  • Hasat gecikir
  • Yaprak gelişimi azalır ve erken dökülür
  • Kök ve gövde büyümesi geriler, çiçeklenme azalır
  • Domates bitkisinde, genç yaprakların altlarında morumsu renk görülürken, mısırda ise yaprak kenarlarında morumsu renk görünür





Yukarıdaki resimde mısır bitkisinde,fosfor eksikliği görülmektedir

fosfor fazlalığında;


  • Doğrudan potasyum fazlalığından olmasa da, potasyum fazlalılığında olan, bakır çinko gibi mikro elementlerin tutulmalarıyla ilgili sorunlar ortaya çıkar
  • yaprak kenarlarında önce sarı sonra kahverengi -kırmızı beneklenmeler ve dökülmeler görülür



POTASYUM

Oncelikle bitkiler icin potasyum neden bu kadar onemlidir?

Cunku potasyum;


  • Bitkide istikrarlı gelişim için gereklidir
  • Ürün verimini arttırır
  • Bitki gelişiminde görev yapan enzimleri geliştirir
  • Selülozu oluşturur
  • Fotosenteze yardım eder
  • Bitkinin protein içerğini arttırır
  • Tane ve yeterli meyve büyüklüğünü sağlar
  • Meyve sertliği ve dayanıklılığı sağlar
  • Su kullanım etkinliğini arttırır
  • Kuraklıkta, su stresine dayanımı arttırır


potasyum eksikliğinde;


  • Eksiklik önce yaşlı yapraklarda daha sonra genç yapraklarda kendini gösterir
  • Önce bitkinin en alttaki yapraklarında görülür dha sonra yukarılara doğru ilerler
  • Yaprak kenarlarında sararma görülür.
  • Meyve oluşumu yavaşlar
  • Kök  gelişimi zayıflar
  • Bitki susuzluğa, su stresine, yüksek ve düşük sıcaklıklara karşı daha dayanıksızdır.
  • Hastalıklara karşı daha dayanıksızdır

Yukarıdaki resimde potasyum eksikliği görülmektedir.


Potasyum fazlalığında;

  • Aşırı miktarları bitki tarafından  pek absorbe edilmemektedir fakat, yüksek miktarda olması, magnezyum, mangan, çinko ve demir  eksikliğine neden olmaktadır


21 Aralık 2015 Pazartesi

TOPRAKSIZ TARIM DOMATES ÜRETİMİNDE KULLANDIĞIM FORMULASYONLAR (HYDROPONIC TOMATO PRODUCTION NUTRIENT SOLUTION RECIPE)

Bu yazımda daha önce sizlerle paylaşmış olduğum,"Serada Küçük Ölçekli  Toprakraksız tarım Domates Üretimi" çalışmamda kullanmış olduğum, çözelti formulasyonu hakkında bilgi vermek istiyorum.

Çalışmalarımda pek çok kaynaktan faydalanmış olsamda temel kaynağımı oluşturan "Hoagland's solution" ve "Arizona üniversitesinin" bu alanda oldukça açıklayıcı ve detaylı olan çalışması benim için temel oluşturdu. 


Fidelerin seradaki yerlerine dikiminden, domateslerin  ilk meyveyi vermesine kadar vegatatif büyüme evresini destekleyen, 1. formulasyonu, meyve görüldükten sonra ise meyve oluşumunu destekleyen, 2. formulasyonu kullandım.


Kovalardaki çözelti hacmi azaldıkça, ilk iki seferinde daha önceden hazırlamış olduğum stok çözeltisinden takviye yaptım, daha sonrasında ise kovalardaki çözeltiyi tamamen değiştirerek, eksilen kısmı yenilemiş oldum. Daha tutarlı sonuç almak istediğinizde ise, elementlerin miktarlarını teker teker belirlemek, çok yüksek maliyetli laboratuvar gerektirse de, daha basit bir yöntem olan, elektrik iletkenliği takibi ile çalışabilirsiniz. 


Bu yöntemi kullanmak isterseniz;ilk başta çözelti hazırlamakta kullandığınız suyun iletkenliği ve hazırladığınız,  bitki besini çözeltinizin iletkenliğini ölçersiniz. Zamanla bitki tarafından kullanılan kimyasallar çözeltiden eksildikçe, besin çözeltinizin iletkenliği de azalacaktır. Birebir matematiksel sonuçlar vermese de bu yöntem, çalışmalarınızda sizi bir adım öteye taşıyacaktır.


Çözeltiyi hazırladığınız suyun sertliğinin yüksek olmamasına dikkat edin. Çünkü yüksek sertlikli sular, kimyasallarınızın çözünürlüğünü azaltıp, çalışmalarınızı riske atabilir.


Benim çalışmalarımda kullandığım formulasyonlar şu şekildedir;



1. FORMULASYON (Son Hacim 1000 LT Olacak Şekilde)

500 gr magnezyum sülfat (MgSO4.7H2O
228,3 gr mono amonyum fosfat (NH4H2PO4)
400 gr potasyum nitrat (KNO3)
100 gr potasyum sülfat (K2SO4)
500 gr kalsiyum nitrat (Ca(NO3)2.4H2O)
1 lt şelatlanmış demir çözeltisi(içerisinde 4 gr demir sülfat içeren)
0,38 gr asit borik (H3BO3)
0,77 gr manganez sülfat (MnSO4.4H2O)
0,22 gr çinko sülfat(ZnSO4.7H2O)
0,08 gr bakır sülfat (CuSO4.5H20)
0,02 gr amonyum molibdat ((NH4)6.Mo7o24.4H20)




2. FORMULASYON (Son Hacim 1000 LT Olacak Şekilde)

500 gr magnezyum sülfat (MgSO4.7H2O
228,3 gr mono amanyum fosfat (NH4H2PO4)
400 gr potasyum nitrat (KNO3)
100 gr potasyum sülfat (K2SO4)
680 gr kalsiyum nitrat (Ca(NO3)2.4H2O)
1 lt şelatlanmış demir çözeltisi(içerisinde 4 gr demir sülfat içeren)
0,38 gr asit borik (H3BO3)
0,77 gr manganez sülfat (MnSO4.4H2O)
0,22 gr çinko sülfat(ZnSO4.7H2O)
0,08 gr bakır sülfat (CuSO4.5H20)
0,02 gr amonyum molibdat ((NH4)6.Mo7o24.4H20)

ŞELATLANMIŞ DEMİR ÇÖZELTİSİNİN HAZIRLANIŞI;


Demir elementini çözünebilir olarak ancak şelatlayarak kullanabiliriz. Bunun nedeni; eğer demir sülfatı direkt olarak suda çözerek kullanmaya çalışırsanız, demir elementinin büyük kısmı oksit oluşturur, bu da demirin, suda çözünürlüğünün çok az olması, bitkinin bunu kullanamaması demektir. Bunun için demirin suda çözünür formu olan şelat hazırlamalıyız. Onu da şu şekilde hazırlıyoruz,




ŞELATLANMIŞ DEMİR ÇÖZELTİSİ (Son Hacim 1 LT Olacak Şekilde)

4 gr demir sülfat (FeSO4.7H20)
8 gr Triplex III NaEDTA


  • 500 ml saf suda 4 gr demir sülfatı çözüyoruz.
  • 500 ml saf suda 8 gr triplex III EDTA'yı çözerek kaynatıyoruz.
  • Sıcak EDTA çözeltisini demir sülfat çözeltisine ekleyerek 1 saat kaynatıyoruz. cam şişede muhafaza edip soğuduktan sonra kullanabiliriz.

Bu formulasyonda,kendi çalışma şartlarınıza göre, deişiklikler yapabilir daha da geliştirilebilirsiniz.Çalışmalarımın size de rehberlik etmesi dileğiyle... 


Formulasyonun bu işin sadece bir parçası olduğu ve bu çalışmayı yaparken gözardı edilmemesi gereken pek çok önemli nokta olduğu unutulmamalıdır. Diğer pek çok konu ise daha sonraki yazılarımın konusu olacak...






19 Aralık 2015 Cumartesi

TOPRAKSIZ TARIM BESİN ÇÖZELTİNİZİ HAZIRLAMADAN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER

Bu yazımda,topraksız tarım yapmakta kullanacağınız çözeltiyi hazırlamadan önce bilmeniz gereken en temel bilgilerden bahsedeceğim.

Öncelikli olarak, bitki gelişimine etki eden, makro, ikincil ve mikro elementler vardır.


Bunları bu şekilde sınıflandırmamızın temel nedeni, makro elementlerin diğerlerinden daha önemli olduğu değil, sadece bitkinin makro elementleri miktar olarak daha fazla tükettiğindendir. Önem sıralaması diye ise birşey yoktur. Bitki gelişmek için tüm bu elementlere muhtaçtır. Bu unutmamamız gereken en önemli noktadır.






Makro elementleri aşağıdaki gibidir;


  • Azot (N)
  • Fosfor (P)
  • Potasyum (K)
İkincil elementler ise şunlardır;

  • Kalsiyum (Ca)
  • Magnezyum (Mg)
  • Kükürt (S)

Mikro elementleri ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Demir (Fe)
  • Bor (B)
  • Çinko (Zn)
  • Bakır(Cu)
  • Molibdat (Mo)
  • Manganez (Mn)
Bu elementleri pek çok farklı kaynaktan elde edebllirsiniz. Kullanacağınız formulasyonu belirledikten sonra, elinizdeki kimyasalların tam formulasyonu bilmeniz gerekmektedir.Çünkü formulasonunuzdaki kimyasallar sizin kullanacağınız kimyasallardan farklı ise, bir dizi, kütle-mol hesaplamaları yapmanız gerekecek. 

Elinizdeki kimyasalların tam formulasyonu, kaç mol su içerip içermediğini bilmediğiniz,ya da göz ardı ettiğiniz takdirde, hesaplamanız tamamen yanlış olacak, çok heves ederek başladığınız çalışma hüsranla sonuçlanacaktır. Bu hesaplamaları yapabilme konusunda kendinizi yeterli görmüyorsanız, elinizdeki kimyasallara birebir uyan formulasyon kullanmanızı tevsiye ederim.


Hangi formulasyonu kullanırsanız kullanın, aceleci davranmayıp, sabırlı olduğunuz takdirde, istediğiniz neticeye ulaşacaksınız. 

doğanın cömertliği, sizi şaşırtacak.

Bu elementlerin ayrı ayrı bitki üzerindeki etkilerinden ise daha sonraki yazılarımda bahsedeceğim.


Bir sonraki yazımda ise, size ışık tutabilecek olan kendi topraksız tarım domates ütretimi çalışmamda kullandığım çözelti formulasyondan bahsedeceğim.